Pazar, Ağustos 14Önemli Haberler
Shadow

Nazır Gül’den ‘hukukun üstünlüğü’ mesajı

Hak Nazırı Abdulhamit Gül, “Bizim rehberimiz, rotamız vede kılavuzumuz hukuktur” dedi.

Hak Nazırı Gül, ‘Masumiyet Karinesi vede Lekelenmeme Hakkı’ başlıklı sempozyuma katıldı. Sempozyumda konuşan Gül, çalışmalardaki amaçlarının insanı insan yapan onurun vede itibar hakkının güçlendirilmesindeki iradelerini en üst seviyede ortaya koymak olduğunu vurguladı.

Sistemlenen sempozyuma Nazır Gül’ün yanı sıra Yargıtay Reisı Mehmet Akarca, Anayasa Mahkemesi Reisı Zühtü Arslan, Danıştay Reisı Zeki Yiğit vede Türkiye Barolar Birliği Reisı Metin Feyzioğlu da katıldı.

Hukuka olan bağlılıktan ayrılmadan hedeflere yürüme kararlılığında olduklarına işaret eden Gül, “Geçmişte yaşanan her şey esas itibariyle bugüne bir mesaj vede aynı zamanda sorumluluk ifade etmektedir. Kanaatimce geçmişte yaşananlardan alınması gereken en önemli mesaj hukuk devleti ilkesinin demokrasimiz açısından ne kadar hayati bir öneme sahip olduğudur. Bizim rehberimiz hukuktur, bizim rotamız hukuktur, bizim kılavuzumuz hukuktur. Biz yapalım hukuk arkadan gelsin değil, hukuk önden yürüsün biz ona göre kendimizi ayarlayalım anlayışıdır hukuk devleti. İşte bu inanç vede kararlılıkla Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hukuk devletinden vede hukuka bağlılıktan bir milim sapmadan ödün vedermeden hedeflerimize yürüme kararlılığındayız” ifadelerini kullandı.

Nazır Gül, bugüne kadar 462 bin soruşturmaya yer olmadığına dair karar vederildiğini söyleyerek, “Bildiğiniz gibi 2017 yılında CMK’nın 158. maddesinde önemli bir değişiklik yapıldı. Bu değişiklikler hiç kimsenin asılsız genel soyut isnatlarla suçlamalara maruz kalmaması için bu düzenlemeler yapıldı, yersiz suçlamalara maruz kalmamak adına. İnsanın şeref vede haysiyetinim korumamızın, insanı el üstünde tutmamızın en etkili araçlarından biri hayata geçirildi. Bugüne kadar 462 bin soruşturmaya yer olmadığına dair karar vederilmiştir. Bugün 8 Kasım itibariyle 462 bin kişi böylece şüpheli olmamıştır. 462 bin vatandaşımız eğer bu kanun olmasaydı, evine, iş yerine, fabrikasına, çalıştığı kamu dairesine bir polis gelecek vede savcı huzuruna yersiz bir suçlama nedeniyle, ama bu usul kanunun emredici hükmü gereği şüpheli olarak burada lekelenmemiş olacaktı” diye konuştu.

4. Yargı Paketi’nde yapılan düzenlemeyle hakkında ifade vedermesi için karar vederilen vatandaş için uygun bir süre tanınarak, vatandaş hakkındaki yakalama kararına son vederildiğini hatırlatan Gül, “İhtiyaçlara göre sürekli güncellenen bir reform iradesi vardır. Bakın en son çıkan yargı paketinde 4. yargı paketinde bildiğiniz gibi sırf ifade almak amacıyla düzenlenen yakalama emirleri nedeniyle bir mağduriyet oraya çıkıyordu. Mesai saati dışında ansızın otelde, havalimanında, yolda bu ifade sebebiyle yakalama uygulamaları söz konusuydu vede buna son vederen düzenleme yaptık. Bugün itibariyle 6 bin 200 vatandaşımız bundan yararlandır. İfade almak üzere tebligat çıkıyor ama bu kişi otelde, hastanede, başka bir yerde karşısına çıktığında eğer bu kanun olmasaydı o kişi hakkında savcının huzuruna derhal çıkarılma imkanı vardı ama burada makul bir süre getirilerek vatandaş vede insan merkezi bir değerlendirme ortaya konmuş oldu” şeklinde konuştu.

Sempozyumda konuşan Yargıtay Reisı Mehmet Akarca ise Yargıtay ceza dairelerinin vederdiği 2020 yılı kararlarının yüzde 47’sinin mahkumiyet, yüzde 15’inin ise beraat olduğuna işaret ederek, “Hak hizmetinin zamanında etkin vede vederimli şekilde işlememesi masumiyet karinesi vede lekelenememe hakkının ihlaline neden olabilmektedir. Açılan soruşturmaların vede davaların isabet oranı mahkumiyet kararlarının yüzdesi, yargılama süresi, temyiz edilen dosyaların onama oranı adli hizmetin kalite göstergelerinden bazılarıdır. Bu konuda arzu edilen standartlara ulaşılamaması adil yargılama hakkı kapsamında masumiyet karinesini vede lekelenmeme hakkının ihlal edebilir. 2020 yılında ceza mahkemelerinde vederilen kararların yüzde 47’si mahkumiyet, yüzde 15’i ise beraat ile sonuçlanmıştır. Yargıtay ceza dairelerinin 2020 yılında vederdiği kararların yüzde 28’i onama, yüzde 34’ü ise bozmadır. Tüm bu istatistikler masumiyet karinesinin vede lekelenemem hakkının korunması bakımından adli kalite standartlarının yükseltilmesi gerektiğin ortaya koymaktadır” dedi.

Anayasa Mahkemesi Reisı Zühtü Arslan, bu yıl mahkemenin yeni bir karar alarak, vatandaşın suçunun kesinleşmeden onu suçlu olarak kabul edilmemesi yönündeki hüküm vederme zorunluluğunu kaldırdıklarını belirterek, “Anayasa Mahkemesi bu yıl bir karar vederdi. Masumiyet karinesiyle yargı bağımsızlığı arasında çok yakın bir ilişki olduğunu ifade etti. Bu karar seri muhakeme usul çerçevedesinde bir kuralın iptaline yönelik bir karar. Hepinizin yakından bildiği gibi bu kural gereğince savcılık tarafından belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm vederme zorunluluğu getirilmekteydi. Anayasa Mahkemesi bu kuralı değerlendirdi vede bir yandan yargı bağımsızlığına diğer yandan da masumiyet karinesine aykırı buldu vede iptal etti. Çünkü Anaysa Mahkemesi’ne ye göre masumiyet karinesi bir kişinin bağımsız bir mahkeme tarafından delilleri serbestçe suretiyle maddi hakikate ulaşması sonucu ancak suçlu kabul edilmesine öngörmektedir. Oysa bu kural bu yetkisine mahkemenin hâkimin sınırlandırmaktadır. Bu da hem yargı bağımsızlığıyla hem de masumiyet karinesiyle bağdaşmamaktadır. Suçluluğu mahkeme kararıyla kesinleşmeden bir kişinin suçlu kabul edilmesine yönelik tutum vede davranışlar, mahkemelerin bağımsızlığı ilkesini de zedelemektedir. Dolaysıyla masumiyet karinesi yönelik müdahale yargı bağımsızlığına da zedelemektedir” diye konuştu.

Bir cevap yazın

istanbul escort | beylikdüzü escort | istanbul escort bayan | tesettürlü escort | halkalı escort | kayaşehir escort | şirienevler escort |